VETERİNER GIDA HİJYENİSTLERİ DERNEĞİ GEÇİCİ TEL : 0 (216) 499 0 450
GÖRSEL VE YAZILI BASIN HABER DAİRESİ MD.LÜĞÜ'NE/BŞK.LIĞI’NA
İstanbul, 15.03.2008
“15 mart, dünya tüketiciler günü”
15 Mart Dünya Tüketiciler Günü nedeniyle ortak bir basın toplantısı düzenleyen Tüketiciler Birliği, Türkiye Perakendeciler Federasyonu ve Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) şu açıklamayı yapmışlardır:
1980’li yıllarda ülkemizde başlayan “tüketici hareketi”, her geçen yıl büyüyerek devam etmektedir. “Başa gelen çekilir” düşüncesinin yaygın olduğu dönemler geride kalmış, günümüzde cüzi kredi kart aidatları veya iletişim hizmetlerinden alınan sabit ücretlerin iadesi için yüzbinlerce tüketici hakkını aramak için harekete geçmeye başlamıştır.
Ülkemiz tüketici hareketinin gelişimini gösteren önemli örneklerden biri de, satıcı ve sağlayıcıların “tüketici hakkı”nı vazgeçilmez ve sağlanması gerekli bir unsur olarak algılamaları ve bu yolda sektörel örgütlenmelerini gerçekleştirmeye başlamış olmalarıdır. Sektörel örgütlenmeler, bir yandan tüketicilerin hakkının teslim edilmesi gibi yararlı bir sonucu doğururken, diğer yandan sektördeki aktörler arasındaki etik kuralların oluşmasını ve haksız rekabet gibi sektörel gelişimin önünü kesen oluşumların ortadan kalkmasını sağlamaktadır.
Bu olumlu gelişmelerin yanında, ülkemiz tüketici hareketinin gelişmesi ve tüketicilerin tam anlamı ile korunması için alınacak daha çok mesafe bulunmaktadır;
- Gıda tüketiminde yaşanan denetim yetersizliğinin yanında, tüketicinin temel ve vazgeçilmez haklarından biri olan “bilgilenme hakkı” çerçevesinde üretilen gıdaların tüketicinin inanç ve değerlerine uygunluğu konusunda yaşanan olumsuz gelişmeler,
- Gıda ve hayvancılıkta yerli üreticinin teşvik edilerek tüketicinin dışa bağımlılıktan kurtarılması,
- Hayvan kökenli gıdalardan bulaşabilen zoonoz hastalıklardan tüketicinin korunması için yönetsel yetkinliği olan Veteriner ve Gıda teşkilatının kurulması,
- Tüketici Yasasının küresel ekonomi ve teknolojik gelişmelere paralel şekilde yeniden yapılandırılması,
- İletişim ve bankacılık gibi tüketicilerin yoğun olarak taraf oldukları sektörlerde tüketiciyi koruyan mekanizmaların yetersizliği,
- Kamusal hizmetlerin muhatabı olan tüketiciye sunulan hizmetlerde fiyat/kalite dengesizliği,
- Tüketici haklarının uygulanacağı ve korunacağı en önemli noktalardan biri olan perakendeciliğinde tüketici adına rekabeti koruyacak ve yerli perakendeciliğin gelişimini destekleyecek şekilde yasal düzenlemeler yapılması,
acil olarak çözüme ulaştırılmayı bekleyen sorunlardır.
Tüketicilerin haklarının farkında olmaları ve “peşine düşmeleri”ni kolaylaştırmak bir yandan kamunun, diğer yandan sivil örgütlenmelerin de odaklanması gereken bir konudur.
Dikkat çektiğimiz bu konuya ilişkin olarak, 15 Mart, Dünya Tüketiciler Günü vesilesi ile Tüketiciler Birliği, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPDF) ve Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) tarafından hazırlanan ve her tüketicinin cebinde kolaylıkla taşınabilecek şekilde tasarlanmış bilgi kartlarını binlerce tüketiciye ulaştırmanın ilk adımını bugün birlikte atıyoruz.
Tüketicilerin yararlanacağını umduğumuz bilgi kart”larının, ülkemiz tüketici hareketine katkı sağlayacağı inancıyla ülkemiz tüketicisinin 15 Mart, Dünya Tüketiciler Gününü kutluyoruz.
Tüketiciler Birliği Gen. Bşk. Nazım Kaya
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Bşk. Şeref Songör
Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Gen. Bşk. Dr. Can Demir
***************************************************************************************************
Kurban için, Yasa koyucular ile Yerel yönetimlerin yükümlülükleri,
Geleneksel bayram etkinlikleri içersinde fertler ağırlıklı olarak kurban etinin değerlendirilmesine önem vermekte, deri ve sakatat üzerinde fazlaca durmamaktadır. Bağırsak, işkembe, baş, ayak gibi kısımları yardım şeklinde değerlendirmeyi veya atmayı tercih etmekte; kendi kullanımları dışına çıkması nedeniyle de bu maddelere gereken ilgiyi göstermemektedirler.
Ülkemizde mezbahanelerde kesilen hayvan derilerinin %70-80 kırsal ve kurban kesimlerinin ise %50-60 'ı değerlendirilebildiği tahmin edilmektedir. Üretilen derilerin bir kısmının kırsal alanda yer örtüsü, süs eşyası, peynir tulumu, seccade olarak ta kullanıldığını hepimiz bilmekteyiz. Bu nedenle elde edilen derilerin bir kısmı toplama, muhafaza ve nakil güçlükleri nedeniyle değerlendirilememektedir.
Diğer taraftan kesim sonrası oluşan ve insan gıdası olarak tüketilemeyen yan ürünler ile birçok hastalık etkeninin taşıyabilen her türlü atık, uygun biçimde ortamdan uzaklaştırılmamakta ve gerek çevre kirliliği gerekse salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır.
Bu nedenle; kan, işkembe ve bağırsak içerikleri ile tüketilemeyecek karaciğer, akciğer gibi organ veya organ kısımları,çevreye atılmamalı, akar sulara ve kanalizasyon kanallarına dökülmemeli, sızdırmaz naylon torbalara konularak çöpe atılmalı ya da mümkünse derin çukurlara gömülmelidir. Önlem olarak kesim sonrası atık yönetimi, disiplini ve atık poşeti dağıtımı dahil yerel yönetimlerin sorumluluğuna verilmelidir.
İlçe belediyelerinde norm kadro çalışması sonucunda veteriner teşkilatının kaldırıldığını, halka bu konuda kalite anlayışıyla müşteri gözüyle bakılması ve hizmet götürmek için uğraşılması gerektiğini, ancak Veteriner Hekimlerin Yönetsel Yetkinliklerinin bulunmadığını görüyoruz. Norm kadro düzenlemeleri adı altında bir süre önce birçok belediyelerimizde ortadan kaldırılan Belediye Veteriner İşleri Müdürlüklerinin tekrar kurularak, koruyucu halk sağlığı hizmetlerine katılımlarının aktif hale getirilmesi gerekmektedir.
Gıda Güvenliği ve Hijyen etkinliği açısından, hayvan pazarlarında ve kurban bayramı süresince kesim yerlerinde, resmi görevlendirmelerin dışında Türk Veteriner Hekimler Birliği organizasyonunda Veteriner Hekim Odaları tarafından oluşturulacak havuzdan yerel yönetimlerce hizmet alınması şeklinde hayvan satış ve kesim sayısına endeksli olarak yeteri sayıda veteriner hekim görevlendirilmesi önerdiğimiz çözümler arasındadır.
Kurban kesiminde görev alacak kalifiye elemanların ve kasapların iş kazası ve kesim hatalarının önüne geçilebilmesi amacıyla eğitimin Kalfalık mevzuatına uygun olarak MEB tek elden yapılmasının ve sertifikalandırılmasının mevcut yasalarla uyumlu olacaktır.
Önümüzdeki döneme kadar mutlaka yasa koyucularca, Kurbana özel, saha/arazi şartlarında satış ve portatif toplu kesim yerlerinin kurulması,gıda güvenliği ve hijyeni ile kesim sonrası atık yönetimini içeren özel bir yönetmeliğin Tarım Bakanlığınca hazırlanması ve Kurban mevzuat yetkilerinin Tarım bakanlığında tek elde toplanmasını ve yerel yönetim merkezli icra edilmesini öneriyoruz.
Bu vesileyle tüm Basın yönetici ve çalışanlarının Kurban Bayramı’nı ve yeni yıllarını en içten dileklerimle kutlarım.
Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim
VGHD Genel Başkanı
KURBAN VE HİJYEN DETAYI İÇİN TIKLAYINIZ
***************************************************************************************************
"
GÖZÜMÜN ÖNÜNDE KIYMAMI HAZIRLAYAN KASABIMI GERİ İSTİYORUM"Projemiz tamamlandı. 20 Aralık 2006 Çarşamba günü saat, 10:30 da , Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği http://www.vghd.org.tr , İstanbul Kasaplar Odası ve Tüketiciler Birliği http://www.tuketiciler.org/ proje ortakları olarak sonuçları, yorum ve önerileriyle birlikte basın önünde kamuoyuna açıkladık.
Saygılarımızla.
VGHD
YÖNETİM KURULU
*********************************************************************************************
16.10.2007 DÜNYA GIDA GÜNÜ VGHD BASIN AÇIKLAMASI
*********************************************************************************************
SAYI : 06/68 28 MART 2006
KONU: Veteriner Hekimlerin Maaşları
Sayın,
Recep Tayyip ERDOĞAN
T.C. Başbakanı
Sayın Başbakanım,
Gündemde olan en son memur maaşlarına yapılan zamdan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bünyesinde çalışan meslektaşlarımız ile Veteriner Sağlık Teknisyenlerinin kapsam dışı bırakılması, bizlerde derin üzüntü yaratmıştır.
Zatialinizde bilmektesiniz ki; aynı kurumda göreve giden mühendislere 170,00 YTL, büroda çalışan mühendislere ise 150,00 YTL’lik iyileştirme yapılmış, sağlık sınıfı olan Veteriner Hekimler ve Veteriner Sağlık Teknisyenleri maalesef dikkate alınmamıştır.
Kuş Gribi başta olmak üzere, Şarbon, Brusella, Tüberküloz dahil öncelikle bütün Zoonozlarla kişisel sağlığı her an tehlikeye maruz kalacak şekilde mücadele eden meslektaşlarımızın hafta sonu, bayram tatili ve gece/gündüz demeden çalışmalarını yakınen görmüş bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak, aynı Bakanlıkta ve aynı odalarda/tarlada ve çiftlikte mühendislerle birlikte görev yapan Veteriner Hekimler ile Veteriner Sağlık Teknisyenlerini de memur maaşı iyileştirme kapsamına dahil etmenizi ve bu konuda başlatmış olduğunuzu ümit ettiğim çalışmalarınızı, meslektaşlarımıza duyurmak üzere açıklama yapmanızı önemle beklemekteyiz.
Zaten, 1985’ten günümüze kadar, Tarım Bakanlığı’nın Teşkilat yönetimden uzaklaştırılan, Teşkilat yapısı zayıflatılan ve gelişmiş Ülkeler ölçeğinde donanım ve hareket kabiliyeti kısıtlı olan meslektaşlarımın memur maaşlarında da dışlanması, bütün meslek camiamızı, üyelerimizi, VGHD Yönetim Kurulunu ve şahsımı çok yüksek derecede huzursuz etmiştir. Karamsarlığa götüren bu haksız uygulama korkarım ki, çalışma şevkinin kırılmasına ve motivasyon bozulmasına bağlı olarak, Ülke insanımın Gıda Güvenliğini ve Veteriner Halk Sağlığını olumsuz etkileyeceğini de üzülerek belirtmek zorundayım.
Bu konudaki adaletsizlik ortadan kaldırıldığı takdirde kişisel olarak yararlanamayacağımı özellikle belirtir, çözüm getireceğiniz ve bizleri bilgilendireceğiniz umuduyla, eşitsizliğin ivedilikle giderilmesini arz ederim.
Saygılarımla,
YÖNETİM KURULU ADINA
Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim
VGHD Genel Başkanı
|
|||||||||||||||||||
|
Başvuru Hareket(ler)i
Yapılan İşlem(ler)
|
|||||||||||||||||||
*****************************************************************************************************************
SAYI : 06/67 27 MART 2006
Sayın,
Dr. Mehmet Mehdi EKER
Tarım ve Köyişleri Bakanı
Sayın Bakanım,
Gündemde olan en son memur maaşlarına yapılan zamdan, Bakanlığın bünyesinde çalışan meslektaşlarımız ile Veteriner Sağlık Teknisyenlerinin kapsam dışı bırakılması, bizlerde derin üzüntü yaratmıştır.
Zatialinizde bilmektesiniz ki; aynı kurumda göreve giden mühendislere 170,00 YTL, büroda çalışan mühendislere ise 150,00 YTL’lik iyileştirme yapılmış, sağlık sınıfı olan Veteriner Hekimler ve Veteriner Sağlık Teknisyenleri maalesef dikkate alınmamıştır.
Kuş Gribi başta olmak üzere, Şarbon, Brusella, Tüberküloz dahil öncelikle bütün Zoonozlarla kişisel sağlığı her an tehlikeye maruz kalacak şekilde mücadele eden meslektaşlarımızın hafta sonu, bayram tatili ve gece/gündüz demeden çalışmalarını yakınen görmüş bir meslektaşınız olarak, size sevgi besleyen ve başarılarınızdan coşku duyacak Veteriner Hekimler ile Veteriner Sağlık Teknisyenlerini de memur maaşı iyileştirme kapsamına dahil etmenizi ve bu konuda başlatmış olduğunuzu ümit ettiğim çalışmalarınızı, meslektaşlarımıza duyurmak üzere açıklama yapmanızı önemle beklemekteyiz.
Zaten, 1985’ten günümüze kadar, Teşkilat yönetimden uzaklaştırılan, Teşkilat yapısı zayıflatılan ve gelişmiş Ülkeler ölçeğinde donanım ve hareket kabiliyeti kısıtlı olan meslektaşlarımın memur maaşlarında da dışlanması, bütün meslek camiamızı, üyelerimizi, VGHD Yönetim Kurulunu ve şahsımı çok yüksek derecede huzursuz etmiştir. Karamsarlığa götüren bu haksız uygulama korkarım ki, çalışma şevkinin kırılmasına ve motivasyon bozulmasına bağlı olarak, Ülke insanımın Gıda Güvenliğini ve Veteriner Halk Sağlığını olumsuz etkileyeceğini de üzülerek belirtmek zorundayım.
Bu konudaki adaletsizlik ortadan kaldırıldığı takdirde kişisel olarak yararlanamayacağımı özellikle belirtir, çözüm getireceğiniz ve bizleri bilgilendireceğiniz umuduyla, eşitsizliğin ivedilikle giderilmesi için, Bakanlar Kurulunun gündemine taşımanızı ve Sayın Başbakan’dan talep etmenizi arz ederim.
Saygılarımla,
YÖNETİM KURULU ADINA
Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim
VGHD Genel Başkanı
|
Çok derin ve anlamlı teşekkür için, bekleyiniz. Kısacası yazılı olarak verilen cevaplar tam bir bürokratik baştan savmaya iyi bir örnek. Bu tür mücadelede kamuoyu yaratmak ve kitlelerin desteğini almak gerekir. Sendikal hareket de çok önemlidir. Biz VGHD olarak elimizden geldiğince her fırsatta medyada konuyu işlemeye devam ediyoruz. Ancak hep birlikte, Vet. Sağlık personeli maaş haksızlığını soğutmadan sürekli sıcak tutmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda ki ilgili memur Sendikalarını da aktif etmek gerekir. |
*****************************************************************************************************************
GÖRSEL VE YAZILI BASIN HABER DAİRESİ MD.’NE/BŞK.’NA
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca çeşitli bölgelerde tekrar İnfluenza A virüsünden kaynaklanan kuş gribi (Tavuk Vebası) olduğunu açıklamıştır. Bunun üzerine görsel ve yazılı basın tarafından konunun dikkatle takip edildiği ve sürekli halkımıza yönelik bilgi aktarıldığı gözlemlenmektedir. Ancak basında bazı çelişkili demeç veren kişi ve kuruluş temsilcilerinin tedirginlik verici açıklamalarda bulunduğu görülmüştür.
Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği’ne e-posta, telefon ve faksla müracaat eden basın mensupları ile tüketicilerimizin yoğun soruları üzerine kuş gribi ile ilgili genel bilgi dışında branşımıza uygun olarak gıdalarla ilgili soruların cevap özetleri aşağıda belirtilmiş olup kamuyu aydınlatma maksadıyla bilgilerinize sunuyoruz.
Kuş gribi ile ilgili genel bilgi Web sitemizin Bilgi Bankasındaki sayfamıza yüklenmiştir.
VGHD YÖNETİM KURULU
*****************************************************************************************************************
KUŞ GRİBİ (TAVUK VEBASI) ’NİN GIDA GÜVENLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
KONU: Kuş Gribi (Tavuk Vebası) Basın Bülteni
Öncelikle Dünyanın ortak problemi olan Kuş Gribi nedeniyle vefat eden üç yavrumuza Allah (c.c.) ’dan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Sayın Tarım Bakanımızın bölgeye intikal etmesiyle birlikte kişisel teknik bilgi yetkinliğinin olmasının Manyas vakasındaki müdahale tecrübelerinin bu bölgede de uygulanarak tedbirlerin zamanında alınmasının ülkemiz için büyük bir şans olduğunu değerlendiriyor ve uluslararası en geçerli yöntemlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı karantina ve hastalıkla mücadele ekiplerince uygulandığını gözlüyor, doğru ve yerinde olduğunu destekliyoruz.
Literatürler ; Kuş Gribinin bugüne kadar Dünyada 140 insana bulaştığı ve bunlardan ikisi ülkemizde olmak 62 kişinin durumunun ölümle sonuçlandığı, Kuş Gribine yakalananların çoğunluğunun Uzak Doğu ülkelerinde açık tavuk besisi (kırsal tavukçuluk) ve satışını yapan insanlar ile hastalıklı hayvanlara direk temas eden kişilerde görüldüğü bildirilmektedir. Ayrıca tedaviyi kabul etmeyen bir Veteriner Hekimin de bu hastalık nedeniyle vefat ettiği bilinmektedir.
Kuş Gribinin kümes hayvanlarına ve hayvanlardan insanlara ortak kullanım alanlarında temas, salya, dışkı ile bulaşmakta, ancak kesinleşmemiş bir vaka hariç insandan insana bulaşmanın bugüne kadar görülmediği bilinmektedir. Bu durum ileriye yönelik, virüsün değişime uğrama ve yayılma riskini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
Bugüne kadar hastalığın çıktığı bütün ülkelerde Veteriner Hekim kontrolünde üretim yapan ve çiftlikten sofraya Gıda Güvenliği esaslarını yerine getiren, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı muadili devletin resmi denetiminden izin belgeli entegre Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünleri tesislerinde üretilen gıdalardan hiç bir ülkede gıda tüketimi ile hastalığın bulaşmadığı bilimsel kayıtlarda geçmektedir.
Tüketicilerimiz, ülkemizde üretilen Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünlerini (yumurta dahil) tüketebilmesi için; Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izinli, Veteriner Hekim kontrolünde üretilen, ambalajlı ve etiket bilgilerine uygun olarak rafa konulan ürünleri satın alması, satın alırken üretim ve son kullanma tarihi ile saklama koşullarını kontrol etmesi gerekmektedir. Kesinlikle üretim ve satış noktasında Veteriner Hekim kontrolü olmayan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı izni bulunmayan tesislerden, açık pazar gibi ortamlardan ve kökeni belirsiz/şüpheli açık ürünlerden satın almamaları gerekmektedir.
Tüketim amacıyla canlı satış yapan kanatlı pazarlarından alışveriş yapılmamalı, kesme işlemine katılmamalı ve şüpheli hayvanların tüy ve dışkılarına temas edilmemelidir.
Tüketicilerimiz, alışveriş yaptığı marketlerde, gıda güvenliği yönünden seçici olmalı, genel hijyen kurallarına uymayan marketleri alışverişlerinde tercih etmemeli ve tüketici müfettişi edasıyla marketlerin hijyeni ve kanatlı ürünlerin izlenebilirlilik anlamında menşei sorgulamalıdır. Net cevap alınamadığı durumlarda ve kanatlıların vitrin görüntüsü normalin dışında koyulaşma, kötü koku ve kanama belirtileri gözlemleniyorsa, satın alma yapılmamalı ve bu satıcıların durumu yetkili mercilere bildirilmelidir.
Çiğ kanatlı etleri ile yemek hazırlama durumunda temas eden eller, göz, ağız gibi boşluklara sürülmemeli ve zaman geçirmeden 420C - 450C de bol sıcak su ile sabunlayarak eller yıkanmalıdır. Ayrıca bu ürünlerde kullanılan ıstma işlemine tabii olmayan bıçak, doğrama tahtası/plastiği vb. ekipmanlar ise ellerde olduğu gibi en az aynı derecedeki sıcak su ve bulaşık deterjanı ile zaman geçirmeden yıkanmalıdır.
Kanatlı ürünler satın alındığında aynı gün tüketilmeyecek ise, özel gıda poşetlerinde diğer gıdalarla direk temas etmeyecek şekilde muhafaza edilmesine dikkat edilmeli, yumurta seçiminde ise üzeri dışkılı ve kirli görünümdekiler satın alınmamalı ve yıkanmadan buzdolabında muhafaza edilmelidir. (Yumurta ancak, tüketimden/kullanımdan hemen öncesi yıkanabilir.)
Her ne kadar gıda olarak tüketilmesinden dolayı insanlara hastalık bulaşmadığı bilinsede; Kuş Gribi virüsünün gıda da olması ihtimali düşünüldüğünde, yumurta dahil kanatlı ürünlerinin 600C’de yarım saat veya 720C’de 15 dakikalık iyi pişirme sonucunda insan sağlığı yönünden herhangi bir risk bulunmamaktadır.
Toplu tüketim yerleri Kanatlı ve Kanatlı Eti Ürünleri sipariş ettiklerinde; ürünlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı izinli tesislerden tedarik edildiğini ve ürünün taşınması dahil Gıda Güvenliği şartlarını yerine getirdiğine dair imal tarihi ve parti-seri no bazında üreticinin sorumlu Veteriner Hekimden onaylı güvence belgesi istenmelidir.
Kanatlı ve kanatlı eti ürünlerinde, gıda laboratuvar analizi metodu anlamında analizinin pratik uygulaması bulunmamaktadır.
Ekonomik, lezzetli ve hayvan kökenli kıymetli bir protein kaynağı olan kanatlı ürünlerini, diğer gıdalarda olduğu gibi Veteriner halk sağlığı yönünden dikkatle kurallar uygulandığın da tüketilmemesi için, hiç bir gerekçe bulunmamaktadır.
Kanatlı tesislerinde görev alan personelin dikkat edeceği hususlar için gerekli korunma ve mücadele hususlarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca hazırlanan bu konudaki talimatnameden yararlanması gerekmektedir.Talimatnameye bu linkten ulaşılabilinmektedir.
Kurban bayramı nedeniyle hayvan hareketlerinin artmasına bağlı olarak kurbanlık hayvanlardan kuş gribinin direk yayılması söz konusu değildir.Kuş gribi virüsünün kanatlı dışındaki hayvanlardan aracı olarak sadece domuzların etkin rol oynadığı, atların da taşıyıcı olabileceği literatürlerde belirtilmektedir.Ülkemizde Kurbanlık olarak seçilen gevişgetiren hayvanlara kuş gribinin bulaştığı ve hayvandan hayvana veya kurbanlık hayvanlardan insana geçtiği bu güne kadar bilimsel otorite kaynaklarında görülmemiştir.İndirekt (Temasla) bulaşma ihtimali için ise bütün dünyanın uyguladığı ve kuş gribi dahil bütün hastalıklardan korunmak için ayak,mesken,ekipman ve taşıyıcı araçların dezenfeksiyonu yapıldığında bu tür riskler ortadan kalkacaktır.Kaldı ki kuş gribi virüsünün piyasada kolayca bulunabilinen her türlü (asidik/alkali) dezenfektanla yok olabilmektedir. Kurban önlemlerinin detayı için tıklayınız.
Maalesef, 1985 yılından bugüne kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinden Veteriner Teşkilatlarının kaldırılması sonucunda oluşturulan yeni teşkilat yapısının yetersizliğinin, hayvanlardan insanlara geçen diğer hastalıklarda olduğu gibi Kuş Gribinde de gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların seviyesine gelinememiştir. Acil çözüm olarak mutlaka Avrupa Birliği normlarına uygun, Tarım Bakanlığı bünyesinde Veteriner İşleri ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Taşra teşkilatı kurulmalıdır.
Saygılarımla,
YÖNETİM KURULU ADINA
Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim
VGHD Genel Başkanı